Fosil YakıtlarDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Çolakoğlu Termik Santrali

Aktör

Etki

MTA (MADEN TEKNİK ARAMA) tarafından 1935 yılından sonra maden sahaların işletmeye açılması uygun görüldü, 1937 yılında Etibank’a devredildi, 1951 yılında İşletme, Etibank tarafından üretime alındı. 1971 yılında Etibank maden sahasını bağlı ortaklığı olan K.B.İ. A.Ş.’ye (Karadeniz Bakır İşletmeleri A.Ş) devretti. 2006 yılında satın alımı yapılarak Cengiz Holding bünyesine dahil edildi. Eti Bakır Murgul Tesisi, Artvin ili Murgul ilçesi hudutları içerisinde faaliyet gösteriyor. Murgul’daki maden yataklarından çıkarılan bakır cevherleri bakır konsantresine dönüştürülüyor ve 2 boru hattıyla Hopa’daki filtre ve kurutma tesislerine pulp halinde naklediliyor. Hopa’da konsantreler, filtre ve kurutma işlemine tabi tutulduktan sonra malzeme stok sahasına alınıyor ve Hopa limanından sevkiyat yapılıyor. Ayrıca Murgul İşletmesinde bulunan Hidroelektrik Santral (HES) 24,2 MW kapasitesinde ve üretim lisansına sahip olan firmamız bünyesinde faaliyetlerine devam…

Devamı →
Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Erenköy HES

Atık YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Düden Çayı’nda Kirlilik

Antalya’nın en önemli tarihi ve kültürel kaynaklarından olan Düden Çayı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından eski tanımı ile 1. Derece Doğal Sit Alanı, yeni tanımı ile Kesin Korunacak Hassas Alan olarak tescil edilmiştir. Statüsü Kesin Korunacak Hassas Alan olarak belirlenen Düden Çayında 2020 Aralık Ayının sonlarında köpük ve koku gözlenmeye başlanmış olup, 2021 Ocak ayında kirlilik konsantrasyonu yüksek seviyelere ulaşmıştır. Bu sebeple binlerce balık ölmüş ve ekosistem tahribatı yaşanmıştır. Bugün halen Düden Çayında ve Düden Şelalesinin denize döküldüğü bölgede köpüklenme, yosunlaşma gibi kirlilik unsurları gözlenmektedir….

Devamı →

Aktör

Emtia

● Su 
EndüstriyelDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Aliağa Gemi Söküm Tesisleri

Aliağa Nemrut Körfezi’nde yaklaşık 380 bin metrekare arazi üzerinde 22 adet gemi söküm tesisi yer alıyor. Çevre örgütleri ve uzmanlar ise gemi sökümünün yarattığı çevre kirliliği ve işçi sağlığına yönelik oluşturduğu risklerin bölge için ciddi bir sorun olmaya devam ettiğini vurguluyor….

Devamı →

Aktör

Alandaki oteller Uludağ’ın suyunu kullanmakta ve atık sularını doğrudan bölgeye (Hacivat Deresi’ne) vermektedir….

Devamı →

Aktör

Balıkesir Balya Kurşun madeni 1939’da kapatıldı. Kimyasal madencilik yapılan ilk bölgelerden biriydi. Topraktaki düşük kurşun miktarını elde etmek için kimyasal solüsyonlar kullanıldı. Bugün madende halen dört milyon tonluk işlenmiş atık bulunuyor. Bölge Manyas gölüne çok yakın….

Devamı →

Aktör

Deri ve boya fabrikalarından gelen kimyasal atık ve oksijen yetersizliği Karabük’teki Bulduk Barajı Gölünde binlerce balığı öldürdü…

Devamı →

Aktör

Emtia

● Su 

Balıkesir Ayvalık’ta Karaayıt Köyü yakınlarındaki demir madenin atık depolama alanı 2021 yılı içinde iki kez çöktü. Yoğun ağır metaller içeren atıklar ocak ayında olduğu gibi Madra Barajı’na aktı….

Devamı →

Kars Kalesi’nin yanından geçen Kars Çayı’nın Dereiçi mevkisinde toplu balık ölümleri yaşandı. Vatandaşlar, balık ölümlerinin sanayi atıkları, peynir altı suyu ve şehir kanalizasyon şebekesinin çaya akması nedeniyle yaşandığını öne sürdü….

Devamı →

Aktör

Hatay’da bulunan Milleyha Kuş Cenneti, Türkiye’nin en önemli kuş göç yolu ve kuş gözlem noktalarından biri. Ancak kuş cenneti, çöp, moloz ve avcılık üçgeninde yok olma tehdidi altında….

Devamı →

Aktör

Etki

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Çatalan Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Özlüce Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Menzelet Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Muratlı Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Obruk Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Oymapınar Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Sarıyar Barajı

Denizli Doğalgaz Kombine Çevrim Elektrik Santrali, RWE’nin Türkiye’deki ilk yatırımı. Santral, RWE ve Turcas’ın iş ortaklığı ile kurulan RWE & Turcas Güney Elektrik Üretim A.Ş tarafından yönetilmektedir. Şirket hisselerinin % 70i RWE’ye ve % 30’u Turcas’a aittir….

Devamı →
Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Gezende Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Gökçekaya Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Hasan Uğurlu Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Hirfanlı Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Karakaya Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Karkamış Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Keban Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Kılıçkaya Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Boyabat Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Deriner Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Devecikonağı Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Dicle Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Altınkaya Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Aslantaş Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Atatürk Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Batman Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Birecik Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Borçka Barajı

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Meke Gölü’nde Kuraklık

Dünyanın ender jeolojik yapılarından biri olan Meke Maar gölü uzun yıllardır devam eden kuraklık ve bilinçsiz tarım politikaları nedeniyle kurumaktadır.Geçmişte her defasında bir kez daha kendine hayran bırakan manzara bu gün ağır bir koku yayan, tuzla kaplanmış bir bataklık görüntüsüne sahiptir. Meke bu duruma bu gün gelmemiştir. Geçmişten bu güne Meke’yi seven doğa dostları, kamu görevlileri ve sivil toplum örgütlerinin ciddi uyarılarına rağmen ne kaçak kuyuların önüne geçilebilmiş ne de sulama yöntemleri istenilen düzeyde modernize edilmemiştir. İçinde bulunduğumuz kurak periyotla birlikte bilinçsiz yer altı suyu tüketimi bu tehlikenin temel nedenleridir.Yeryüzünde ender bulunan bu eşsiz yapının yok olma-ması için var olan yer altı sularımızın kullanımında önlemler alınmalıdır. Yok Olan Nazar Boncuğumuz: Meke GölüDoç. Dr. Fetullah Arık – Selçuk Üniv. Mühendislik Fak….

Devamı →

Emtia

● Su 
Yenilenebilir EnerjiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Çoruh Enerji Planı

Çoruh Havzası’nda yapılacak barajların en dikkat çeken özelliklerinden biri, baraj rezervuar sahasında çok sayıda yerleşme ve tarım arazisinin kalmamasıdır. Az sayıda olan nüfus, yeni yerleşim yerlerine taşınma, yeni geçim kaynakları bulma ve yeni bir yaşama uyum sağlama sorunlarıyla karşı karşıya kalacaktır. İstimlâk bütçesinin yetersiz olması ve geç ödenmesi, yeniden yerleşme için yer gösterilmemiş olması gibi bir dizi sorun yaratmaktadır. Orta ve Aşağı Çoruh vadisindeki çok sınırlı, ancak oldukça verimli olan tarım alanları tamamen sular altında kalacaktır. Akdeniz iklimine sahip olan Çoruh havzasında zeytinden pirince, üzüme çeşitlerine kadar birçok meyve ve sebze üretimi gerçekleştirilmektedir. Barajlarla birlikte bu sona ermiştir. Diğer taraftan, nüfusun yeniden yerleştirilmesi, ulaşım ağının yenilenmesi yatırımlara büyük bir yük getirecektir. Enerji yatırım projeleri, doğal alanlarını da olumsuz etkileyecektir. Çoruh…

Devamı →

Emtia

● Su 

Aydın’ını Efeler ilçesine bağlı Kuyucular, İlyasdere, Umurlu, Kızılcaköy mahalleleri, Köşk ilçesine bağlı Beyköy Mahallesi ve Kuyucak ilçesine bağlı Değirmendere mahallesinde toplam yaklaşık 70 bin dekar arazi üzerine yayılan ruhsat alanları ve jeotermal enerji projelererine karşı çevre halkın tepkisi ve yer yer direnişi mevcut. İhale usulüyle arama ve işletmesi özel sektöre devredilerek birçoğu holding kolu olan özel şirketler tarafından yürütülen ve hem arama çalışmaları hem de santral kurulumu kamu arazileri üzerinde gerçekleşen, bunun mümkün olmadığı durumlarda da “kamu yararı gözetimi” gerekçesiyle hukuki dayanakla acele kamulaştırma kararı verilerek özel mülk üzerine kurulabilen jeotermal tesislerin çoğu henüz işletilmeye açılmadan ihtilaf konusu olmaktardır. Hatta projelerin birçoğu planlama aşamasında çevre halkın tepkisine yol açmaktadır. Keza projelerle ilgili ÇED süreçleri de Çevre ve Şehircilik Bakanlığının düzenlediği mevzuat gereği…

Devamı →

“Yeşil Yol Projesi” DOKAP (Doğu Karadeniz ProjesiBölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı) tarafından Karadeniz yaylalarının 7 metregenişliğinde, asfalt yollarla birbirine bağlanması amacıyla yapılan bir turizm inşaatıdır. Bu proje ile Samsun, Ordu, Giresun, Tokat, Gümüşhane, Bayburt,Trabzon, Rize ve Artvin’in illerindeki 1000 rakım üzerindeki yaylaları yaklaşık 2 bin 600 kilometrelik yol ağı ile bir birine bağlandı. “Yeşil Yol Projesi” ileyaylalara kesintisiz ulaşım yapılarak, yayla turizminin geliştirilmesihedefleniyor.Yeşil Yol’un geçtiği yayla güzergahlarında oteller,restoranlar, bungalov evler, mesire yerleri hizmet vermesi planlanıyor.Yeşil Yol projesi bölgenin özel doğasını ve yaban hayatınıriske atıyor. Bu riskler yol çalışmaları sırasında doğaya verilecek zararlasınırlı değil. Asfaltla kaplanıp genişletilecek yollar, 40 farklı noktadaturistik tesis inşaatlarına ve beraberinde ciddi bir yapılaşmaya da yol açacak.Yolların böldüğü yaşam alanları yaban hayvanlarının hayattakalma mücadelesini de zorlaştıracak….

Devamı →

Burdur’un Yeşilova ilçesinde bulunan Doğal Sit Alanı, Sulak Alan, Önemli Doğa Alanı ve Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇK) niteliğindeki Salda Gölü, tarımda kullanılması için gölü besleyen dereler üzerine yapılan gölet, çevresel yıkım yaratan iktidarın “Millet Bahçesi” adıyla başlattığı yapay parklar projelerinden birinin de gölün kıyısında yapılarak gölün turizm ve diğer amaçlar için kullanımını teşvik etmesinden dolayı kirlilik ve kurumakla yüz yüze. Salda Gölü, Burdur Gölleri Havzası içinde bulunan Salda Gölü alt havzası içinde ve Göller Yöresi’nin güneybatısında yer alır. Salda Gölü 6,8 kilometre eninde, 9,186 kilometre uzunluğunda ve Türkiye’nin en derin göllerinden biridir (maksimum 184 metre). Gölden akarsu çıkışı bulunmadığı için kapalı havza gölüdür. Salda Gölü kasesi volkanik bir patlama ile oluştuğundan mavisi derin ve 184 metre derinliğinde Türkiye’nin en…

Devamı →

1970-1980 yılları arasında Manisa’nın Köprübaşı ilçesine 4 kilometre uzaklıkta faaliyet gösteren uranyum tesisinde Dünya genelinde izin verilen yıllık radyasyon değerinin tam 140 katı radyasyon ölçümü yapılmıştı. Radyoaktif kirliliğin Gediz Nehri üzerinden Ege denizine taşınarak çok daha geniş bir alana yayılmış olma tehlikesi vardır. Köprübaşı ilçesinin Kasar Köyü’nde, Gamma-Scout marka ölçüm cihazı, radyasyon değerini 0,200 mikrosiveret-saat gama radyasyon olarak ölçtü. Yürüyerek gittiğimiz uranyum ocakları boyunca uzmanlar tarafından yapılan radyasyon ölçümlerinde, alana yaklaştıkça cihazın gösterdiği değerler yükseldi. Uranyum çıkarılan bölgeye yaklaştıkça 3, 4, 5 olarak yükselen değerler, uranyum arama çalışması yapılan bölgede ise 16 mikrosiveret-saat seviyesine kadar çıktı. Elde edilen değerler Birleşmiş Milletler Atom Enerji Komisyonunun tanımladığı yıllık değerin 140 katı. Biz 16 mikrosivert ölçtük. Türkiye’de böyle bir sayı yok. Bu sayı…

Devamı →

Aktör

Kisir köyü radyasyon ölçümlerini değerlendiren Nükleer Fizik Uzmanı Prof. Dr. Hayrettin Kılıç, açık bırakılan uranyumun atmosfere yayıldığını söyledi. Resmi bilgilere göre MTA tarafından bölgede 1963 yılında 522 metre sondaj, 13 adet yarma, 1982 yılında ise 910 metre sondaj yapıldığını belirten Cangı, 2013 yılında olayın çevre hareketinin gündemine gelmesi üzerine yapılan sondaj kuyularının gereken düzenleme yapılmadan doğaya terk edildiği gözlemlenmiş, sahada yapılan radyasyon ölçümleri ise normalin üzerinde çıkmıştır. 2013 – 2014 yıllarında olayın gündeme gelmesi üzerine Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) bir takım ölçümler yapmış, radyasyon değerlerini olağan seviyede bulmuştur. TAEK’in ölçüm sonuçları ile bağımsız bilim insanlarının ölçümleri örtüşmüyor. Greenpeace 2017’de, sertifikalı radyasyon uzmanları Jekhi Harkonen ve Jan Beranek de aralarında yer aldığı dört kişilik bir ekiple bölgede incelemelerde bulundu. “Temel…

Devamı →

2003-2004 yılları arasında Kütahya ilindeki çeşitli sanayi kuruluşlarının Porsuk çayına bıraktıkları deşarj sularında kirlilik ölçümü yapılmıştır. Başlıca kirlilik parametreleri olan pH, BOI, KOI, AKM, Kurşun, Kadmiyum, Yağ ve Gres, Toplam Fosfor analizleri yapılmış ve elde edilen sonuçlar Su Kalitesi Kontrol Yönetmeliği verilerine göre karşılaştırılmıştır. Bu çalışma sonucunda, bazı sanayi kuruluşlarının deşarj sularından elde edilen verilerin Su Kalitesi Kontrol Yönetmeliği kriterlerine uygun olmadığı belirlenmiştir. Porsuk Baraj Havzası’nın Kütahya Kökenli Kirlilik Problemi…

Devamı →

2017 yılında açılan Soma Devlet Hastanesi kanalizasyon sisteminin, 300 metre mesafedeki atık su arıtma tesisi yerine, Bakırçay Nehri’ne bağlandığı ortaya çıktı. Kanalizasyon ile birlikte hastanenin tıbbi atıklarının da dört yıldır nehri kirlettiği tespit edildi….

Devamı →

Aktör

Atık YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Manyas Gölü’nde Kirlilik

Balıkesir’deki Eğridere kirlilik sebebiyle tehlike saçıyor. Biyogaz dönüşüm şirketinin atıklarıyla kirletilen derede ağır metaller olduğunu söyleyen yurttaşlar, Manyas Kuş Gölü’ne akan derenin “zehir” aktığını ve göldeki balık türünün 23’ten 4’e kadar düştüğünü söylüyor….

Devamı →

Kül barajı olarak da bilinen toksik gölü Yatağaj Enerji Santrali’nin yakınında kirli sular ve küller nedeniyle meydana geldi. Gölde selenyum, kadmiyum, bor, nikel, çinko ve bakır gibi ağır metaller bulunuyor….

Devamı →

Aktör

https://www.kalkinmakutuphanesi.gov.tr/assets/upload/dosyalar/buyuk-menderes-nehri-su-kirlilik-envanteri.pdf…

Devamı →

Aktör

Yaklaşık 12 bin metrekare büyüklüğündeki “tepe” doğal bir oluşum değil, insan elinden çıkma bir atık yığını. Dilovası’nda yaşayan yetişkinler atık tepesini yıllardır biliyor, bazıları çocukken tepede oynadıklarını ve sonra da kaşındıklarını anlatıyorlar. Bu yasa dışı atıktan kimin sorumlu olduğu konusundaki ilk ipucu Dilovalıların tepeye taktıkları isimde beliriyor. Çoğu bu bölgeye “İzocam tepesi” diyor. Akredite bir laboratuvara yaptırdığımız testler tepenin tonlarca cam yününden oluştuğunu ortaya çıkardı. Cam yünü, binalarda izolasyon malzemesi olarak kullanılan, silis kumunun formaldehit-fenol bağlayıcılarla çok yüksek sıcaklıkta eritilmesiyle elde edilen tahriş edici bir madde. Cam yünü atığına karışmış olan diğer maddeler ise daha da endişe verici. Test sonuçlarında üç çeşit oldukça tehlikeli asbest karşımıza çıktı. Asbest, kansere ve akciğer sorunlarına yol açtığı için günümüzde yasaklanmış olsa da geçmişte…

Devamı →

Aktör

Ergene Nehri’ni besleyen su kaynakları ve bu sularla sulanan tarım arazileri, bölgenin fabrikalarından, Istranca Dağları’nda kurulan taş ocaklarından, düzensiz sanayileşmeden ve plansız kentleşmeden kaynaklanan endüstriyel ve evsel atıklar nedeniyle tehdit altındadır. Sonuç olarak, Trakya’nın asırlık tarım yapısının sonu gelmekte ve Ergene Nehri’ndeki kirlilik tüm canlıların yaşam alanlarını tehlikeye atmaktadır. Ege Denizi’nin kirlenmesinde rol oynayan kaynaklardan Ergene Nehri, Meriç suyu ile birleşerek Saros’dan denize dökülüyor. Ağır kimyasal kirlilik yüklerini yıllardır Ege’ye taşıyan Ergene’nin kurtarılması için hayata geçirilen derin deşarj projesi ise uzmanlar tarafından yetersiz görülüyor. Ergene’ye hayat vermesi planlanan proje kapsamında, özellikle Çerkezköy, Çorlu, Ergene ilçeleri ile Büyükkarıştıran beldelerini kapsayan geniş bölgeye yayılmış yaklaşık 2 bine yakın fabrikadan çıkan atık sular, müşterek atık su arıtma tesislerinden geçirildikten sonra 3 metre çapındaki…

Devamı →

Yüzey suyunun ısınmasıyla su kütlesinin stabil halinin artması su sistemlerini etkileyerek kolloidal özelliklere sahip amorf agregaların daha büyük deniz agregatlarına (müsilaj) dönüşmesine neden olur. Yine şirketlere hava kalitesi kontrolü konusunda tanınan imtiyazların bir sonucu olarak oluşan hava kirliliği yağmur suyunun içeriğindeki ağır metalleri artırarak yüzeysel ve yeraltı su kaynaklarına ulaşabildiği ölçüde zarar verir. Tehlikeli diğer bir kirletici grubu üretim faaliyetlerinde kullanılan ya da açığa çıkan endüstriyel kimyasallar, sularda asit birikmesine neden olarak mercan, plankton, kabuklu deniz ürünleri gibi birçok deniz organizmasının iskeletleri ve kabukları için önemli bir yapı taşı olan kalsiyum karbonatı bozar. Binlerce çeşit kimyasal uzun mesafeler kat ederek balık ve kabuklu deniz hayvanlarının dokularında birikir ve insanlar dahil daha büyük canlılara geçerek nörolojik sistemleri olumsuz etkiler. Karadaki fosil yakıt faaliyetlerinin yanı sıra denizlerdeki…

Devamı →
Atık YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Kara Dere’de Kirlilik

Balık ölümleri bölgeye yakın bir maya fabrikasının atık suyundan kaynaklanıyor….

Devamı →

Şu an Kocaeli’de, bir depoda temas halinde bile kansere sebep olabilecek yüzlerce ton kimyasalın olduğunu biliyor muydunuz? Hatta bu kimyasalların suyla ve havayla taşınabildiğini, temas ya da soluma yoluyla kanser ve diğer birçok ciddi sağlık problemine yol açabildiğini, müdahale edilmediği takdirde önce Türkiye, sonra dünya nüfusu için ciddi bir tehlikeye hatta ekolojik bir krize yol açabileceğini, yapılan araştırmalarda bu kimyasalların hiç üretilmediği ve kullanılmadığı kutup bölgelerinden bile çıkabilecek kadar geniş alanlara yayılabildiğini biliyor muydunuz? Bu tarz kimyasallara Kalıcı Organik Kirletici yani kısaca KOK deniyor. Şimdi Kocaeli’de neden tonlarca KOK var sorusuna gelelim. KOK’ların en zararlarından olan ve pestisit olarak kullanılan HCH (Heksaklorosikloheksan) türevleri Türkiye’de de kimya sanayiinde 1980’lerde yasaklanıncaya kadar yoğun bir şekilde kullanıldı. Ancak kimyasalların yasaklanmasının ardından stoklardan bir…

Devamı →
Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Yortanlı Barajı

Manisa’nın kuş cenneti olan Marmara Gölü, geçtiğimiz 10 yıllık süreçte yanlış tarım ve su politikaları yüzünden yüzey alanının %98’lik kısmını kaybetti. Gölde su seviyesinin yüksek olduğu yıllarda kış aylarında yaklaşık 65 bin su kuşu kışlıyor. Göl ekosisteminin yok oluşu buradaki kuşlar, balıklar ve insanların yaşam alanlarını kaybetmesi anlamına geliyor….

Devamı →
Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Sapanca Gölü

Aktör

Emtia

● Su 

Etki

Sığla ormanların yok oluşun eşiğine gelmesin­deki esas faktör 1950’lerden günümüze sistematik biçimde gelişen kentleşme politikaları sonucu kent­lerin gıda ihtiyaçlarını karşılamak üzere kırsaldaki orman alanlarının tarım alanlarına dönüştürülmesi olarak bahsedilebilir. Şöyle ki taban suyu yüksek, tarıma son derece elverişli yerlerde yetiştiği için Anadolu sığla ormanları kesilerek veya orman toprakları drene edilip kurutularak narenciye bahçele­rine dönüştürülmüştür. Yakın zamanda narenciye üreticiliğinin yanı sıra bu araziler turizm tehdidi al­tında da kalmaya başlamıştır. Bunun yanı sıra drenaj, kuraklık ve su rejiminin bo­zulması gibi sebeplerden dolayı Anadolu sığla ormanlarında tuzlanma ve kurumalar da yaşanıyor….

Devamı →

Karadeniz Sahil yolu Projesi 1987 yılında, Karadeniz Bölgesi’nde ulaşımı kolaylaştırmak ve ekonomik canlılığı arttırmak amacıyla başlamıştır. Proje kapsamında Samsun’dan Artvin’e kadar, 6 sahil ilini de kapsayan kesintisiz bir karayolu yapılması amaçlanmıştır. Proje kapsamındaki yollar deniz kenarına ve deniz seviyesinden oldukça yükselerek yapılmış; yollar kentlerin sahil ile olan bağlantısını kesmiş ve sahil hattını tahrip etmiştir. Ejatlas – Karadeniz Sahil Yolu Projesi…

Devamı →

Aktör

Etki

Yenilenebilir EnerjiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Karaburun RES

Çıralı sahilindeki 90 hektarlık alanda yapılacak tesislere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu Aralık 2011 tarihinde onay verir. Sonuçta Çıralı sahili, 1990 yılında golf sahası, 1997 yılında çöp sahası, şimdi de futbol sahası ve mesire alanı sorunu ile karşı karşıya kalmıştır. Ejatlas – Çıralı Sahilinin Kiralanması…

Devamı →

Etki

Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peyzaj Alanı, “7 bin yıllık tarihsel varlığını sürdüren orijinal ve özgün kültür varlıkları” olduğundan 2015 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alındı. Kültür Bakanlığı, “Hevsel Bahçeleri, bahçe kültürünün çok önemli olduğu bir coğrafyada yer alan tarihi boyunca, halkın kullanımına açık bir alan olarak özgün bir değer ortaya koymakta; 30’dan fazla uygarlığın izlerini taşıyan bir bölgede 8 bin yıl gibi çok uzun süredir bahçe olarak tarımsal değerinin dışında, kültürel ve tarihi olarak da özgün bir yere” sahip diyor.  Buna karşın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı “Dicle Vadisi Rekreasyon Alanı” ismi verilen projenin ilk etabı Dicle Vadisi’nde başladı ve ağaç kıyımına dönüştü. Birçok endemik türün bulunduğu bölgedeki ağaçların kesilmesine karşı, UNESCO’dan uyarı yapıldı ve bölgedeki çevre savunucuları…

Devamı →

Aktör

Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Burdur Gölü’nde Kuraklık

Burdur Gölü havzada yaygınlaşan sulu tarım ile artan su ihtiyacı sebebiyle gölü besleyen dereler üzerine yapılan barajlar ve kontrolsüz yeraltı suyu kullanımı ile 1987’den beri küçülmektedir (Ataol, 2010). Bu küçülme bugün gölün ⅓’ünün kaybına kadar ulaşmış durumda. Burdur Gölü yıllara göre seviye değişimleri ve su alma yapıları arasındaki ilişki T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “2015-2019 Burdur Gölü Alt Havzası Eylem Planı”nda yer alan tabloda açıklanmıştır. Bu düşüş ciddi boyutlarda sulak alan habitatı kaybına ve su kuşları için büyük önem taşıyan sığ alanların kurumasına sebep olmuştur (Eken vd., 2006). Ayrıca bu hızlı su düzeyi düşüşü doğal olarak acı olan göl suyunun tuzluluk oranının yirmi sene önceki ölçümlerde Akdeniz’in iki katıyken son ölçümlerde 560 katına…

Devamı →

Emtia

● Su 

Bafa Gölü, Büyük Menderes Nehri Deltası’nın güneydoğusunda, en derin bölümü 21 metre olan sığ bir göldür. Gölün etrafında yer alan Serçin Köyü’nü Büyük Menderes’in taşkınlarından korumak amacıyla 1985 yılında nehir ile köy arasına bir setin yapılmasıyla Bafa Gölü nehirden yeterince beslenemez hale gelmiş ve ekolojik sorunlar başlamıştır. Göl şu ana kadar bir iyileştirme çalışması yapılmadığından çevresel tehdit altındadır. Bafa Gölü Tabiat Parkı – Ejatlas…

Devamı →

Residents of Artvin, a small town in the North-eastern Black Sea region in Turkey continue to resist the opening of a dangerous gold and copper mine in the Cerattepe area for more than 20 years. After years of resistance, several mining companies, and several court rulings against the project, the conflict is still on-going.The first attempts to mine the gold and copper in the area started in the beginning of 1980s. After several years of explorations, the first mining license was given in 1987. In the early 1990s, the license was transferred to the international mining company Cominco, who started further explorations and test drillings. Even after the test drillings, the negative effects were observed immediately when livestock died suddenly….

Devamı →