Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Sakarkaya bölgesinden başlayarak, Anadolu Geçidi, Kayabükü, Narhisar, Konak, Ketendere köy arazilerinde ve Aydın Karpuzlu’ya bağlı Kızılcabölük, Yahşiler’den Tekeler’e kadar uzanan 33 kilometrekarelik geniş bir alanda 125 MW kapasiteli 30 adet rüzgar enerji türbininden oluşacak santral inşaatlarının yapılması düşünülüyor….

Devamı →

Altınordu ilçe Belediyesi, Ulubey ilçe sınırları içerisindeki Eymür köyünde taş ocağı açmak için çevresel etki değerlendirme (ÇED) süreci başlattı. Köylüler ise taş ocağının su kaynaklarını yok edeceğini belirterek itiraz haklarını kullandılar. 2020 yılında 250 hanenin bulunduğu, 600 dolayında kişinin yaşadığı köyde itiraz için 701 imzalı toplandı. Eymür köyü Muhtarı Ferhat Pala, itiraz dilekçesini Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne verdi. Muhtar Pala, bazalt ocağı ve konkasör (kırıp ufalama) tesisinden oluşan taş ocağının kurulmak istenen bölgede su kaynaklarından 210 evin yararlandığını belirterek, ocağın açılması durumunda su kaynaklarının kuruyacağını söyledi. ÇED dosyasında taş ocağının 63 yıl süreceğinin bilgisinin yer aldığına dikkat çeken Pala, “Yani mahallemizden göç etmek zorunda bırakacaklar bizi. Böyle bir projeyi yapmak değil, düşünmek bile akla mantığa sığmıyor” diye konuştu. Ordu’nun Ulubey ilçesinde…

Devamı →

“Yeşil Yol Projesi” DOKAP (Doğu Karadeniz ProjesiBölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı) tarafından Karadeniz yaylalarının 7 metregenişliğinde, asfalt yollarla birbirine bağlanması amacıyla yapılan bir turizm inşaatıdır. Bu proje ile Samsun, Ordu, Giresun, Tokat, Gümüşhane, Bayburt,Trabzon, Rize ve Artvin’in illerindeki 1000 rakım üzerindeki yaylaları yaklaşık 2 bin 600 kilometrelik yol ağı ile bir birine bağlandı. “Yeşil Yol Projesi” ileyaylalara kesintisiz ulaşım yapılarak, yayla turizminin geliştirilmesihedefleniyor.Yeşil Yol’un geçtiği yayla güzergahlarında oteller,restoranlar, bungalov evler, mesire yerleri hizmet vermesi planlanıyor.Yeşil Yol projesi bölgenin özel doğasını ve yaban hayatınıriske atıyor. Bu riskler yol çalışmaları sırasında doğaya verilecek zararlasınırlı değil. Asfaltla kaplanıp genişletilecek yollar, 40 farklı noktadaturistik tesis inşaatlarına ve beraberinde ciddi bir yapılaşmaya da yol açacak.Yolların böldüğü yaşam alanları yaban hayvanlarının hayattakalma mücadelesini de zorlaştıracak….

Devamı →

Bursa İli Yenişehir İlçesi Kirazlıyayla Mevkii’nde yapılması planlanan Çinko, Kurşun, Bakır Flotasyon Tesisi ve Atık Barajı ihtilafı verdiği gözlenen ve vereceği öngörülen tüm etkileriyle çevre ve halk sağlığına zararlıdır. Bursa Yenişehir İlçesi’ne bağlı Kirazlıyayla Köyü’nde Meyra Madencilik tarafından yapılmak istenen ‘’Çinko, Kurşun, Bakır Zenginleştirme (Flotasyon) Tesisi ve Atık Barajı’’ Projesi, Kirazlıyayla halkının itirazlarıyla karşılandı. Geçimini tarım ve hayvancılıkla sürdüren, kullandıkları meraları, sulama göletleri, anıt sayılabilecek ağaçları projeyi başlatan şirket tarafından hızlıca yok edilen Kirazlıyayla halkı, yaşam alanlarını korumak, köyün varlıklarını geleceğe taşımak, sağlığını koruyabilmek adına itirazlarını, mücadelesini sürdürüyor. Proje alanı; orman, tarım ve hazine arazileri içerisinde yer almaktadır. 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’na göre ÇED alanı “Diğer Tarım Alanlarında” ve “Kırsal Yerleşim Alanlarında” ve “İznik gölü uzun mesafe koruma bandında” (Ruhsat…

Devamı →

Sığla ormanların yok oluşun eşiğine gelmesin­deki esas faktör 1950’lerden günümüze sistematik biçimde gelişen kentleşme politikaları sonucu kent­lerin gıda ihtiyaçlarını karşılamak üzere kırsaldaki orman alanlarının tarım alanlarına dönüştürülmesi olarak bahsedilebilir. Şöyle ki taban suyu yüksek, tarıma son derece elverişli yerlerde yetiştiği için Anadolu sığla ormanları kesilerek veya orman toprakları drene edilip kurutularak narenciye bahçele­rine dönüştürülmüştür. Yakın zamanda narenciye üreticiliğinin yanı sıra bu araziler turizm tehdidi al­tında da kalmaya başlamıştır. Bunun yanı sıra drenaj, kuraklık ve su rejiminin bo­zulması gibi sebeplerden dolayı Anadolu sığla ormanlarında tuzlanma ve kurumalar da yaşanıyor….

Devamı →

Kastamonu, Cide’de Küre Dağları Milli Parkı’nı besleyen Devrekani Çayı üzerine yapılmak istenen HES’e ilişkin ÇED raporu 2009 yılında onaylandı ve bölge halkı yaşam alanlarını savunmak için direniş başlattı. Şirket, bölgede ağaçları keserek çalışmalara başladı. Kastamonu Bölge İdare Mahkemesi, 2011’de “geri dönülmesi mümkün olmayan tahribatlar yapıldığı” gerekçesiyle inşaatın yürütmesini durdurdu. Danıştay, 2015’te, “Kesilmesi planlanan ağaçların 10 binin üzerinde olduğunu, bu kadar fazla ağaç kesiminin milli park ekosistem bütünlüğünü telafi edilemez biçimde bozacağını” belirterek ÇED raporunu iptal etti. Karar, 2016 yılının sonunda kesinleşti. Loç Vadisi halkı mücadeleyi kazandı. Bu mücadele de “Sarı Yazma Direnişi” olarak yaşamı savunma mücadelesi içinde yer alan bir direniş oldu. Şirket, kesinleşmiş Danıştay kararına karşın, bakanlığa Devrekani Çayı üzerine HES projesi için yeniden başvurdu. Proje dosyasında, “Arazi hazırlama…

Devamı →
Yenilenebilir EnerjiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Karaburun RES

NükleerDurduruldu — Başlangıç tarihi belirsiz

Sinop Nükleer Güç Santrali

Türkiye’nin Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nden sonra projelendirilen ikinci nükleer santraliydi. 27 Haziran 2019’da yayınlanan mülakatta başlangıçtaki maliyet tahminlerinin ikiye katlanması üzerine durduruldu….

Devamı →