MTA (MADEN TEKNİK ARAMA) tarafından 1935 yılından sonra maden sahaların işletmeye açılması uygun görüldü, 1937 yılında Etibank’a devredildi, 1951 yılında İşletme, Etibank tarafından üretime alındı. 1971 yılında Etibank maden sahasını bağlı ortaklığı olan K.B.İ. A.Ş.’ye (Karadeniz Bakır İşletmeleri A.Ş) devretti. 2006 yılında satın alımı yapılarak Cengiz Holding bünyesine dahil edildi. Eti Bakır Murgul Tesisi, Artvin ili Murgul ilçesi hudutları içerisinde faaliyet gösteriyor. Murgul’daki maden yataklarından çıkarılan bakır cevherleri bakır konsantresine dönüştürülüyor ve 2 boru hattıyla Hopa’daki filtre ve kurutma tesislerine pulp halinde naklediliyor. Hopa’da konsantreler, filtre ve kurutma işlemine tabi tutulduktan sonra malzeme stok sahasına alınıyor ve Hopa limanından sevkiyat yapılıyor. Ayrıca Murgul İşletmesinde bulunan Hidroelektrik Santral (HES) 24,2 MW kapasitesinde ve üretim lisansına sahip olan firmamız bünyesinde faaliyetlerine devam…

Devamı →

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Sakarkaya bölgesinden başlayarak, Anadolu Geçidi, Kayabükü, Narhisar, Konak, Ketendere köy arazilerinde ve Aydın Karpuzlu’ya bağlı Kızılcabölük, Yahşiler’den Tekeler’e kadar uzanan 33 kilometrekarelik geniş bir alanda 125 MW kapasiteli 30 adet rüzgar enerji türbininden oluşacak santral inşaatlarının yapılması düşünülüyor….

Devamı →

Altınordu ilçe Belediyesi, Ulubey ilçe sınırları içerisindeki Eymür köyünde taş ocağı açmak için çevresel etki değerlendirme (ÇED) süreci başlattı. Köylüler ise taş ocağının su kaynaklarını yok edeceğini belirterek itiraz haklarını kullandılar. 2020 yılında 250 hanenin bulunduğu, 600 dolayında kişinin yaşadığı köyde itiraz için 701 imzalı toplandı. Eymür köyü Muhtarı Ferhat Pala, itiraz dilekçesini Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne verdi. Muhtar Pala, bazalt ocağı ve konkasör (kırıp ufalama) tesisinden oluşan taş ocağının kurulmak istenen bölgede su kaynaklarından 210 evin yararlandığını belirterek, ocağın açılması durumunda su kaynaklarının kuruyacağını söyledi. ÇED dosyasında taş ocağının 63 yıl süreceğinin bilgisinin yer aldığına dikkat çeken Pala, “Yani mahallemizden göç etmek zorunda bırakacaklar bizi. Böyle bir projeyi yapmak değil, düşünmek bile akla mantığa sığmıyor” diye konuştu. Ordu’nun Ulubey ilçesinde…

Devamı →

“Yeşil Yol Projesi” DOKAP (Doğu Karadeniz ProjesiBölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı) tarafından Karadeniz yaylalarının 7 metregenişliğinde, asfalt yollarla birbirine bağlanması amacıyla yapılan bir turizm inşaatıdır. Bu proje ile Samsun, Ordu, Giresun, Tokat, Gümüşhane, Bayburt,Trabzon, Rize ve Artvin’in illerindeki 1000 rakım üzerindeki yaylaları yaklaşık 2 bin 600 kilometrelik yol ağı ile bir birine bağlandı. “Yeşil Yol Projesi” ileyaylalara kesintisiz ulaşım yapılarak, yayla turizminin geliştirilmesihedefleniyor.Yeşil Yol’un geçtiği yayla güzergahlarında oteller,restoranlar, bungalov evler, mesire yerleri hizmet vermesi planlanıyor.Yeşil Yol projesi bölgenin özel doğasını ve yaban hayatınıriske atıyor. Bu riskler yol çalışmaları sırasında doğaya verilecek zararlasınırlı değil. Asfaltla kaplanıp genişletilecek yollar, 40 farklı noktadaturistik tesis inşaatlarına ve beraberinde ciddi bir yapılaşmaya da yol açacak.Yolların böldüğü yaşam alanları yaban hayvanlarının hayattakalma mücadelesini de zorlaştıracak….

Devamı →

Bursa İli Yenişehir İlçesi Kirazlıyayla Mevkii’nde yapılması planlanan Çinko, Kurşun, Bakır Flotasyon Tesisi ve Atık Barajı ihtilafı verdiği gözlenen ve vereceği öngörülen tüm etkileriyle çevre ve halk sağlığına zararlıdır. Bursa Yenişehir İlçesi’ne bağlı Kirazlıyayla Köyü’nde Meyra Madencilik tarafından yapılmak istenen ‘’Çinko, Kurşun, Bakır Zenginleştirme (Flotasyon) Tesisi ve Atık Barajı’’ Projesi, Kirazlıyayla halkının itirazlarıyla karşılandı. Geçimini tarım ve hayvancılıkla sürdüren, kullandıkları meraları, sulama göletleri, anıt sayılabilecek ağaçları projeyi başlatan şirket tarafından hızlıca yok edilen Kirazlıyayla halkı, yaşam alanlarını korumak, köyün varlıklarını geleceğe taşımak, sağlığını koruyabilmek adına itirazlarını, mücadelesini sürdürüyor. Proje alanı; orman, tarım ve hazine arazileri içerisinde yer almaktadır. 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’na göre ÇED alanı “Diğer Tarım Alanlarında” ve “Kırsal Yerleşim Alanlarında” ve “İznik gölü uzun mesafe koruma bandında” (Ruhsat…

Devamı →

Özdoğu İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. Kuzey Ege Bakır İşletmeleri A.Ş. tarafından yürütülmekte olan Havran Tepeoba Bakır ve Molibden Zenginleştirme Tesisi, maden cevherinin tükenmiş olması nedeniyle faaliyetlerini sonlandırdı. 1439 hektarlık ruhsat alanında faaliyet gösteren şirket, 2007 yılında ruhsat alanını ihale ile satın aldı, 2008 yılında işletme ruhsatını, 2009 yılında ÇED Olumlu kararını, 2010 yılında işyeri açma ve çalışma ruhsatını aldı. 2010  yılında ise cevher çıkarma ve stoklama faaliyetine başladı….

Devamı →

Aktör

Sığla ormanların yok oluşun eşiğine gelmesin­deki esas faktör 1950’lerden günümüze sistematik biçimde gelişen kentleşme politikaları sonucu kent­lerin gıda ihtiyaçlarını karşılamak üzere kırsaldaki orman alanlarının tarım alanlarına dönüştürülmesi olarak bahsedilebilir. Şöyle ki taban suyu yüksek, tarıma son derece elverişli yerlerde yetiştiği için Anadolu sığla ormanları kesilerek veya orman toprakları drene edilip kurutularak narenciye bahçele­rine dönüştürülmüştür. Yakın zamanda narenciye üreticiliğinin yanı sıra bu araziler turizm tehdidi al­tında da kalmaya başlamıştır. Bunun yanı sıra drenaj, kuraklık ve su rejiminin bo­zulması gibi sebeplerden dolayı Anadolu sığla ormanlarında tuzlanma ve kurumalar da yaşanıyor….

Devamı →

Kastamonu, Cide’de Küre Dağları Milli Parkı’nı besleyen Devrekani Çayı üzerine yapılmak istenen HES’e ilişkin ÇED raporu 2009 yılında onaylandı ve bölge halkı yaşam alanlarını savunmak için direniş başlattı. Şirket, bölgede ağaçları keserek çalışmalara başladı. Kastamonu Bölge İdare Mahkemesi, 2011’de “geri dönülmesi mümkün olmayan tahribatlar yapıldığı” gerekçesiyle inşaatın yürütmesini durdurdu. Danıştay, 2015’te, “Kesilmesi planlanan ağaçların 10 binin üzerinde olduğunu, bu kadar fazla ağaç kesiminin milli park ekosistem bütünlüğünü telafi edilemez biçimde bozacağını” belirterek ÇED raporunu iptal etti. Karar, 2016 yılının sonunda kesinleşti. Loç Vadisi halkı mücadeleyi kazandı. Bu mücadele de “Sarı Yazma Direnişi” olarak yaşamı savunma mücadelesi içinde yer alan bir direniş oldu. Şirket, kesinleşmiş Danıştay kararına karşın, bakanlığa Devrekani Çayı üzerine HES projesi için yeniden başvurdu. Proje dosyasında, “Arazi hazırlama…

Devamı →
Su YönetimiDevam Ediyor — Başlangıç tarihi belirsiz

Burdur Gölü’nde Kuraklık

Burdur Gölü havzada yaygınlaşan sulu tarım ile artan su ihtiyacı sebebiyle gölü besleyen dereler üzerine yapılan barajlar ve kontrolsüz yeraltı suyu kullanımı ile 1987’den beri küçülmektedir (Ataol, 2010). Bu küçülme bugün gölün ⅓’ünün kaybına kadar ulaşmış durumda. Burdur Gölü yıllara göre seviye değişimleri ve su alma yapıları arasındaki ilişki T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “2015-2019 Burdur Gölü Alt Havzası Eylem Planı”nda yer alan tabloda açıklanmıştır. Bu düşüş ciddi boyutlarda sulak alan habitatı kaybına ve su kuşları için büyük önem taşıyan sığ alanların kurumasına sebep olmuştur (Eken vd., 2006). Ayrıca bu hızlı su düzeyi düşüşü doğal olarak acı olan göl suyunun tuzluluk oranının yirmi sene önceki ölçümlerde Akdeniz’in iki katıyken son ölçümlerde 560 katına…

Devamı →

Emtia

● Su 
NükleerDurduruldu — Başlangıç tarihi belirsiz

Sinop Nükleer Güç Santrali

Türkiye’nin Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nden sonra projelendirilen ikinci nükleer santraliydi. 27 Haziran 2019’da yayınlanan mülakatta başlangıçtaki maliyet tahminlerinin ikiye katlanması üzerine durduruldu….

Devamı →

Residents of Artvin, a small town in the North-eastern Black Sea region in Turkey continue to resist the opening of a dangerous gold and copper mine in the Cerattepe area for more than 20 years. After years of resistance, several mining companies, and several court rulings against the project, the conflict is still on-going.The first attempts to mine the gold and copper in the area started in the beginning of 1980s. After several years of explorations, the first mining license was given in 1987. In the early 1990s, the license was transferred to the international mining company Cominco, who started further explorations and test drillings. Even after the test drillings, the negative effects were observed immediately when livestock died suddenly….

Devamı →